Pazartesi günü. Saat 21.36 geçiyor. Sinirliyim. İşten dolayı. Son dakika gelen bir çağrı- ben çağrı merkezinde çalışıyorum- sinirlerimi altüst etti. saat 19.00’da işten çıktım. İki buçuk saat geçmiş hala öfkem dinmedi. Buna bir çözüm bulmam lazım. İki tane arkadaşım işi bırakıyor. Kendi istekleriyle. Artık çağrı merkezinin stresini kaldıramadıklarını söylediler. Haklılar. İki buçuk saattir öfkem geçmedi diyorum. Gerisini siz hesap edin. Galatasaray desen transferde hala defans, forvet ve orta saha arıyor. Yine son saatlere sıkıştırdılar transferi. Ortalık toz duman olacak yine. Cem Yılmaz kalp krizi geçirdi. Anjiyo yapmışlar. Şimdi durumu iyi. Neredeyse son şakasını yapacaktı bizlere. Daha yiyecek ekmeği varmış. Sonunda bitirebildim yazıyı. Saat 21.52 geçiyor. Kaptanın seyir defteri.
günlük blog yazıları ile blog dünyasına bir şeyler katmak derdinde olan bir blogcuyum
öfkem dinmiyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öfkem dinmiyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Hekimoğlu’nun yeni bölümü var ama onu bile izlemek istemiyorum. Olgunlaşmamış ham bir meyve gibiyim. Olgunlaşacağım da yok ...
-
Birkaç gündür yine her gün yazı yazmaya başladım ya. Yeni bir şey fark ettim. Yazıları yazdıktan sonra çok bitkin hissediyorum kend...
-
Tatil günlerini uyuyarak geçirmek de bir seçenek değil mi? Tatil günlerimi uyuyarak geçirdiğimde kendimi kötü hissediyorum. Çünkü gün boşa ...