Babana bile güvenme diye boşuna dememişler millet. Bakın Borsa İstanbul’da fon olayı patlak verdi. Küçük yatırımcılar paralarını geri alabilecek mi belli değil. O yüzden sadece yatırım için değil hayatın her alanında kimseye gözü kapalı güvenmeyin. Araştırın, sorgulayın. Kısa yoldan parayı bulma amacımız var ya bizim. Yatırım yaparken gözümüzü karartıyor. Fon olayında da bu şekilde olanlar vardır muhtemelen. Yeterli karı elde ettiğinde çıkacaksın abi. Daha fazla kazanayım diye beklerken eldekinden de olabiliyorsun. Nerede duracağını da bilmek lazım. Benim de fonum var mesela. Ama bireysel emeklilikte. Devamlı al satlarla uğraşamam zaten. O yüzden bireysel emeklilik benim için uygun. Arada kafama göre fonları da değiştiriyorum. Daha ne olsun.
günlük blog yazıları ile blog dünyasına bir şeyler katmak derdinde olan bir blogcuyum
21 Eylül 2026 Pazartesi
Modum düşük
Bu akşam kanal D’de, Haysiyet dizisi var. Onu izleriz. Lige milli maçlar nedeniyle ara verildi. Daha milli takım moduna geçemedim. Galatasaray, Trabzon’a 4-0 yenildikten sonra kolay olmuyor tabi mod değiştirmek. Galatasaray olarak yine bir fırtınanın içindeyiz. Okan Buruk bakalım bu sefer de fırtınanın içinden sağ salim çıkarabilecek mi takımı? Kaç gündür kitap okumuyorum yine. Düzenli bir kitap okuma moduna bir türlü geçemedim. Ulan bu yazıda da mod kelimesini kaç kere kullandım öyle. Modum düşük, modum yerinde. TDK’da böyle bir kelime var mı ki la? Hemen baktım Google’dan. TDK’da böyle bir kelime yok. Çünkü Türkçe değil. İngilizceden geçmiş bize. Durduk yere kelime araştırması yapmış oldu bu yazıda. Bu yazıya başlarken planlarımın arasında yoktu bu.
Hangi konuda yazacağını bulamamak
Bilmem kaçıncı kere ne yazacağımı bilmeden oturdum yine bilgisayarın başına. Bilgisayarın başına oturmak da yine bir şeydir değil mi? Aslında yazacak çok şey var da benim canım hiç birini yazmak istemiyor. Daha başka şeyler yazmam lazım. Ama işte o daha başka şeyler ne? Daha onu bulamadım. Bulamadım demişken aklıma bir söz geldi. Her arayan bulamaz ama bulanlar da arayanlardır diye. O zaman o ihtimalin peşinden koşmaya devam. Bakarsın gün gelir bulurum hangi konuda yazmak istediğimi. Yazamamaktan da bir konu çıkarmak önemli. Çok Güzel Hareketler’de de skeç yazamamaktan skeç yazmışlardı birkaç bölümde. Demek ki herkes tıkanıyor. O zaman bunu aklımın bir köşesinde tutarak yazmaya devam.
18 Eylül 2026 Cuma
Bu haftadan ne öğrendim?
Saat 00.49 geçiyor. Bir cuma günü ve dolayısıyla bir hafta daha bitti. Peki bu haftadan ne öğrendim? Belki çok klişe olacak ama: Sevdiklerimle daha fazla vakit geçirmem gerektiğini. Çünkü gün gelip bu dünyadan göçüp gittiklerinde niye daha fazla vakit geçirmedim diye kendi kendime vicdan yapmak istemiyorum. Bir de yarın cumartesi ya. 11-12’ye kadar uyumak istiyorum.
16 Ağustos 2026 Pazar
Cesaretim olmasa benden bir cacık olmazdı
Mustafa ile konuşuyorduk. “Eğer benim cesaretim olmasa şu an burada olamazdım” dedi. “Yani cesaretim olmasaydı benden bir cacık olmazdı” diyorsun dedim. “Sadece benden değil, kimseden bir cacık olmaz” dedi.
Kocaman market yapmışlar
Mustafa’nın Patpatı ile buradaki Zırhlı Gros markete gittik. Kocaman market yapmışlar. Gez, gez bitiremedik. Alacağımızı aldıktan sonra kahve içip, soluklandık. Sonra da eve geldik.
24 Mayıs 2021 Pazartesi
Haklı çıkma sanatı...
Haklı çıkma sanatı diye video gördüm. Benim haklı çıkma gibi bir gayretim yok ki. Haksızsam üstelemem.
14 Mart 2021 Pazar
Günlük blog yazıları 23...
Sonunda Charles Bukowski’nin, Ekmek Arası kitabını bitirdim. İlkokul, ortaokul ve lise yıllarını anlatıyor bu kitap. Adamın çocukluğu tam bir felaketmiş. Daha fazla detay vermeyim.
Yarın yine
pazartesi ve yine iş. Bu kısır döngüye bir son verip ne zaman yazarlıktan para
kazanacağım?
Hafta sonu iki
şeye hayır dedim. Benim açımdan güzel ama tam sıkıştığım zamanlarda, normalde
hayır diyemeyeceğim bir anda hayır demem lazım ne kadar geliştiğimi görmek
için.
Kaç kişi bloğumu
takip edip yorum bırakmıyor acaba? Yorum bırakmasalar bile bir defa olsun, “Takip
ediyorum ama yazılarına yorum bırakmıyorum” deseler yine de moral olur.
13 Mart 2021 Cumartesi
Günlük blog yazıları 22...
Çok kırılgan ve naif bir yapım var galiba.
Her gün
belirlediğim şeylere ulaşmaya çalışmak da sıkıyor beni.
Hala kendimi tam
olarak tanıyamadığımı düşünüyorum. İnsanın kendisi tanıyamaması ne garip değil
mi?
Çalışırken bir
anda, “Başlarım böyle işe” deyip, işi bırakmak istiyorum.
Kişisel gelişim
açısından ne zaman, “Ben oldum. Bazı seviyelere geldim. Daha da olgunlaştım”
diyebileceğim acaba?
Hafta sonu için, “Kitap
okuyacağım, film izleyeceğim” falan gibi planlar yapıp, hiç birini
gerçekleştirememek. İşte böyle olunca moralim bozuluyor.
Gülse Birsel,
yeni bir diziye başlayacakmış. Şimdilik fısıltı gazetesindeki bir haber olarak
duruyor. İlerleyen günlerde işin aslı ortaya çıkar.
Türk milleti
olarak çok mu rahata alışığız? Çalışmak hiç bize göre bir şey değil mi?
Bir şairin, oturduğu meydanda dikkat ettiği şey neydi?
Şairlerimizden biri anlatıyor. Sultanahmet meydanındaki banklardaki oturanları izlemiş. Hem turistleri, hem de bizimkileri. Turistlerin neredeyse tamamı bir şeyler okurken bizimkiler ise sadece etrafı izliyormuş. İşte bu görüntüden yola çıkarak diyor ki: “Nasıl ki o banklarda sadece izliyorsak, dünyayı da izlemekle yetiniyoruz sadece.
Beni şu an izlediğiniz telefonu ya da televizyonu yapıp bize satanların, ülkesindendi o banktakiler” diyordu. Ancak bir şair böyle bir şeye dikkat ederdi herhalde. O naiflikte bir insan. İnsanın işi, okuma/yazma olunca çevresinde de hep bunlara dikkat ediyor. Bu bile ne güzel bir şey. Ama okumamamız da bir o kadar kötü.
Orhan Pamuk, yaşadığı korkuyu anlatmış...
Orhan Pamuk, yeni romanı Veba Geceleri’ni, on iki kısa videoyla anlatacakmış. Ben direk romanı anlatacak sandım ama öyle değilmiş. En azından ilk videonun içeriği öyle değildi. İlk kısa videosu 12 Mart tarihinde, Yapı Kredi Yayınları’nın sosyal medya hesaplarından yayınlanmış. Videoda kitaba başlama sürecini ve kitabı yazmasının üçüncü yılında koronavirüsün patlak vermesini ve bir anda kitapta ne yazdıysa hepsinin gerçek olduğunu söylemiş.
Ve bu salgından en çok öğrendiği şeyinde korku olduğunu söylemiş. Salgının ilk başlarında ben de çok korkmuştum. Ama sonradan zaman geçtikçe virüsle yaşamaya alıştık ve ölüm korkum azaldı. İlk başlarda normal öksürsem bile, “Acaba korona mı oldum?” korkusu çok yüksekti. Orhan Pamuk da bu korkuyu derinden hissetmiş.
12 Mart 2021 Cuma
Rasim Öztekin'i hangi dizilerden hatırlıyorum?
Rasim Öztekin deyince hangi diziler aklıma geliyor? Ya da onu nerelerden hatırlıyorum? Nerelerden hayatıma girdi? Tüm Türkiye gibi hemen aklıma Seksenler geliyor tabi. Peki ya ondan öncesi? Ondan önce de sonradan hatırladım. Geniş Aile dizisi geldi aklıma. O diziyi zamanında yayınlanırken de izlemezdim. Arada denk gelirsem, bir şey olmazsa falan filan.
İşte orada da yine bir aile babasını canlandırıyordu Rasim Öztekin. Ondan sonra da öylece kalmış babalık üstünde. Seksenler’de de devam etti aile babası olmaya. Bir de şunu düşündüm: Seksenler dizisine başlarken nereden bilecekti ki bu dizinin son dizisi, son işi olacağını? Garip duygular bunlar.
Yok ya. Bir de ben mi arayacağım sizi...
Şu an internet hizmeti aldığım şirketten aradılar. “Size bir model verelim. Modeminizi yenileyelim” dediler. Aldığımızdan beri modemi yenilememiştik. “Tamam” dedim bende. Bir saat sonra yine aradılar. Bir tane faturamız ödenmemiş. O yüzden geçiş yapamamışlar. Sen bana modemi önerirken bunu görmüyor musun? Bir.
Biz devamlı faturaları düzenli öderiz. Daha faturanın son ödeme tarihi bile gelmemiş bu da iki. Ben tekrar çağrı merkezin arayıp, kendim talepte bulunacakmışım. Yok ya. Bir de sizin peşinizden ben koşturacağım. Benim için hava hoş. Sen aradın bana modem vermek için. Umurumda olmaz. Bir daha ararsan alırım. Aramazsan eski modemimle güzel güzel devam ederim.
15 Eylül 2020 Salı
Günlük blog yazıları 21...
Günlük blog yazıları 20...
12 Eylül 2020 Cumartesi
Günlük blog yazıları 19...
30 Temmuz 2020 Perşembe
Her gün blog yazmak çok yordu beni...
29 Temmuz 2020 Çarşamba
Günlük blog yazıları 18...
Günlük blog yazıları 17...
Günlük blog yazıları 16...
-
Birkaç gündür yine her gün yazı yazmaya başladım ya. Yeni bir şey fark ettim. Yazıları yazdıktan sonra çok bitkin hissediyorum kend...
-
Hekimoğlu’nun yeni bölümü var ama onu bile izlemek istemiyorum. Olgunlaşmamış ham bir meyve gibiyim. Olgunlaşacağım da yok ...
-
Beyhan Budak, kişisel gelişim kanallarının hiç yapmadığı bir şeyi yapmış. Artık kendi YouTube kanalında 24 saat videoları dönecek. Genelde b...