22 Eylül 2026 Salı

Devlet garantisi

Amerika’da bizim buradaki fon olayına benzer bir olay olmuş. Ama orada devlet garantisi yokmuş. Devlet, fazladan kar elde edenlerden paraları tahsil etmiş ve mağdur olanlara ödemiş. Yani devlet, cebinden para çıkarıp mağdurlara ödeme yapmamış. Bizde ise devlet garantisi kavramı vardır. Merak etme arkasında devlet var, devlet garantisinde dedin mi, güvence odur. Gerçi artık bazıları için devlet garantisi var denmesi de yeterli olmuyor. Çünkü devlete de güvenmiyorlar. Bırak devlete güvenmeyi, kimsenin kimseye güveni kalmadı ki. İnsan psikolojisi için bu o kadar zor bir şey ki. Ama buna rağmen insan yine de inanıyor ve güveniyor. Çünkü insansın. Güvenmeden yapamıyorsun. Ama yine de tedbirli olmak da fayda var. Kimseye körü körüne güvenmemek lazım.

21 Eylül 2026 Pazartesi

Benim için bireysel emeklilik uygun

Babana bile güvenme diye boşuna dememişler millet. Bakın Borsa İstanbul’da fon olayı patlak verdi. Küçük yatırımcılar paralarını geri alabilecek mi belli değil. O yüzden sadece yatırım için değil hayatın her alanında kimseye gözü kapalı güvenmeyin. Araştırın, sorgulayın. Kısa yoldan parayı bulma amacımız var ya bizim. Yatırım yaparken gözümüzü karartıyor. Fon olayında da bu şekilde olanlar vardır muhtemelen. Yeterli karı elde ettiğinde çıkacaksın abi. Daha fazla kazanayım diye beklerken eldekinden de olabiliyorsun. Nerede duracağını da bilmek lazım. Benim de fonum var mesela. Ama bireysel emeklilikte. Devamlı al satlarla uğraşamam zaten. O yüzden bireysel emeklilik benim için uygun. Arada kafama göre fonları da değiştiriyorum. Daha ne olsun.

Modum düşük

Bu akşam kanal D’de, Haysiyet dizisi var. Onu izleriz. Lige milli maçlar nedeniyle ara verildi. Daha milli takım moduna geçemedim. Galatasaray, Trabzon’a 4-0 yenildikten sonra kolay olmuyor tabi mod değiştirmek. Galatasaray olarak yine bir fırtınanın içindeyiz. Okan Buruk bakalım bu sefer de fırtınanın içinden sağ salim çıkarabilecek mi takımı? Kaç gündür kitap okumuyorum yine. Düzenli bir kitap okuma moduna bir türlü geçemedim. Ulan bu yazıda da mod kelimesini kaç kere kullandım öyle. Modum düşük, modum yerinde. TDK’da böyle bir kelime var mı ki la? Hemen baktım Google’dan. TDK’da böyle bir kelime yok. Çünkü Türkçe değil. İngilizceden geçmiş bize. Durduk yere kelime araştırması yapmış oldu bu yazıda. Bu yazıya başlarken planlarımın arasında yoktu bu.   

Hangi konuda yazacağını bulamamak

Bilmem kaçıncı kere ne yazacağımı bilmeden oturdum yine bilgisayarın başına. Bilgisayarın başına oturmak da yine bir şeydir değil mi? Aslında yazacak çok şey var da benim canım hiç birini yazmak istemiyor. Daha başka şeyler yazmam lazım. Ama işte o daha başka şeyler ne? Daha onu bulamadım. Bulamadım demişken aklıma bir söz geldi. Her arayan bulamaz ama bulanlar da arayanlardır diye. O zaman o ihtimalin peşinden koşmaya devam. Bakarsın gün gelir bulurum hangi konuda yazmak istediğimi. Yazamamaktan da bir konu çıkarmak önemli. Çok Güzel Hareketler’de de skeç yazamamaktan skeç yazmışlardı birkaç bölümde. Demek ki herkes tıkanıyor. O zaman bunu aklımın bir köşesinde tutarak yazmaya devam.

18 Eylül 2026 Cuma

Bu haftadan ne öğrendim?

Saat 00.49 geçiyor. Bir cuma günü ve dolayısıyla bir hafta daha bitti. Peki bu haftadan ne öğrendim? Belki çok klişe olacak ama: Sevdiklerimle daha fazla vakit geçirmem gerektiğini. Çünkü gün gelip bu dünyadan göçüp gittiklerinde niye daha fazla vakit geçirmedim diye kendi kendime vicdan yapmak istemiyorum. Bir de yarın cumartesi ya. 11-12’ye kadar uyumak istiyorum.

Kara Murat benim

Bir anda durduk yere oturduğum yerden kalktım ve Kara Murat benim dedim. Şaka şaka. Durduk yere niye böyle bir şey diyeyim? Geçen gün Cüneyt Arkın’ın filmi vardı. Orada herkes sırayla kalkıp, “Kara Murat benim” diyordu. İnsan bir anda gaza gelip ayağa kalkıp Kara Murat benim demek istiyor o sahneyi görünce.

7 Eylül 2026 Pazartesi

Günlük Blog Yazıları #42

*Yalnız yaşamak eşittir yalnız ölmek midir? Evet, yalnız ölmektir. Sorun sadece: Seni arada yoklayacak, öldün mü kaldın mı diye soracak bir yakınının veya yakınlarının olmaması.

*İphone yeniden şarj cihazı ile beraber satılacakmış. Olması gereken buydu zaten. Niye ayrı ayrı satıyordunuz ki zaten? Müşteriye eziyet.

*Bir tane yaşlı amcamız, sabahları kütüphaneye gidip, akşama kadar kitap okuyormuş. Sonra da eve. İş gibi yani. Emeklilik dediğin böyle olacak işte. Sabahtan akşama kadar kitap okumakla geçecek günün.

*Dün akşam TRT 1’de yeni başlayan Evlilik Güzeldir adındaki diziyi izledik. Nikah memuru bir baba ve 5-6 tane kızı var. Çocuk sayısı kaçtı hatırlamıyorum şimdi. Güzel, sıcak bir dizi. Aile dizisi. Belki uçup kaçmıyor ama hiç olmazsa güzel bir şeyler anlatıyor.

5 Eylül 2026 Cumartesi

Günlük Blog Yazıları #41

*Akşam 16:00 gibi, Star’da yeni başlayan Tuzlu Kahve dizisinin tekrarını izledik. İlk yayınlandığında bi 10 dakika izleyip beğenmemiştim. Ama şimdi izleyince hoşuma gitti. Adam, Amerika’da yaşıyor ve fotoğrafçılık yapıyor ama yüzme bilmiyor. Çok saçma. Annesi rüya görmüş, yüzerken bir şey olacakmış diye. Çok oğlumcu anneler de sıkıyor be. Eda Ece’den daha önce hiç hoşlanmazdım. Şimdi çok güzel geliyor kadın bana.

*Ruhi Çenet’in, Amerika’da yaşayan Hasidik Yahudileri anlattığı YouTube videosu Amerika’da gündem oldu. Hasidik Yahudilere, Amerikan devletinin yaptığı sosyal yardımlar milleti ayağa kaldırdı. Gün gelecek Ruhi’nin yaptığı bir video dünya çapında konuşulacak. Bu çocukta, o ışık var. Dünyanın sayılı YouTuberları arasına girecek Ruhi.

Günlük Blog Yazıları #40

*Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına dair endişe duymaya başladım birkaç gündür. Psikolojim bana ne anlatmaya çalışıyor böyle hissettirerek? Bunun üzerine bir düşüneyim. Belki bir ipucunu rastlarım.

*Ron, Hogwarts’a öğretmen olarak geri dönüyormuş. Ron’un öğrencilik yıllarını izlemiş olanların yani bizlerin gözleri yaşlı. Ulan yaşlandık be.

*Fırında tavuk yapmış komşu. Ama patatesleri çiğ. Patateslerin tam pişmemiş olması hiç hoş değil. Yemek zevkini öldürüyor.

*Kedilerin, patileriyle gözlerini kapatıp uyumasını izlemek çok hoşuma gidiyor. Onlara bir masumluk katıyor sanki.

*Saat 19:51 geçiyor. 10 dakika sonra yani saat 20:00’de, Fenerbahçe-Beşiktaş maçı başlayacak. İki takım da çok formda. Güzel ve gollü bir maç bekliyorum. Kimin kazanacağına yönelik hiçbir tahminim ve hissim yok.