Günlük blog yazıları hem benim, hem ülkemin, hem de dünyanın gündeminden oluşan yazılardır. O zaman başlayalım gündemi yazmaya.
Bu
akşam kanal D’de, Haysiyet dizisini izledik. Evet, diziyi seviyorum ve
izliyorum. Ama Mehmet ve Simay’ın, devamlı biz evlenerek yanlış mı yaptık
sorusunu sormaları iyice sıkmaya başladı. Birkaç kere kriz yaşarsın tamam. Ama
her tartışmada bu noktaya gelmeleri de sıkıcı.
Bu
senenin ilk hamsisini yedik. Kardeşim, iş yeriyle balık yemeye gitmiş. Gelirken
bize de paket yaptırmış. Ama nasıl bir yerse, ne soğan ne de limon koymuşlar
pakete. “Nasıl bir yermiş burası böyle?” dedim kardeşime. “Orası öyledir,
koymaz” dedi. Ama balığı güzeldi. Balığı değil hamsisi. Çünkü hamsiye balık
denmez derler. Çünkü o hamsidir.
Fenerbahçe,
Şampiyonlar Ligi maçında evinde Slavia Prag ile 2-2 berabere kaldı. Hem de
beraberlik golünü 90’ıncı dakikada yedi. Tam bir yıkım resmen. Şu son
dakikalarda gol yeme işi tam kafayı yemelik. Abi biraz dikkat etsenize ya. Maç
sonunda “İsmail Kartal istifa” sesleri yükselmiş. Hazır Montella da milli
takımdan kovulmuşken İsmail Kartal’ı gönderirler, Montella’yı takımın başına
getirirler.
Günlük
blog yazıları serisinden bu günlük, bu kadar o zaman. Bundan sonra daha sık
yazmaya çalışacağım burada. Sen de burada olacak mısın?