Beyhan Budak, kişisel gelişim kanallarının hiç yapmadığı bir şeyi yapmış. Artık kendi YouTube kanalında 24 saat videoları dönecek. Genelde bu 24 saat canlı yayınları Güldür Güldür’de, Çok Güzel Hareketler’de ve Kemal Sunal filmlerinin YouTube kanallarında görürdük. Beyhan Budak’ın bu denemesi nasıl olacak bakalım? İstediği izlenme oranlarını ve geri dönüşleri alabilecek mi?
günlük blog yazıları ile blog dünyasına bir şeyler katmak derdinde olan bir blogcuyum
22 Nisan 2026 Çarşamba
Kitap okuma alışkanlığı kazanmak için: Günde 2 sayfa kitap oku...
Kitap okuma alışkanlığı mı kazanmak istiyorsun. Her gün 2 sayfa kitap oku. Bu öneriyi bir kişisel gelişim yazısında okudum. Gerçekten neden alışkanlıklara böyle ufak ufak başlamıyoruz da büyük hedefler koyuyoruz? Günde 50 sayfa kitap okumak ya da günde 1 saat kitap okumak gibi. İşin sırrı: Küçük adımlarla başlamak ve sürekliliği sağlamak.
30 Mart 2026 Pazartesi
Güller ve Günahlar, Kader'in babası kim çıktı?
Güller ve Günahlar, Kader’in babası kim çıktı? Aslında Kader’in babasının kim olduğunu çoktan tahmin etmiştik biz seyirciler olarak. Evet, tahmin ettiğimiz kişi. Kader’in babası, Cihan çıktı. Benim anlamadığım Cihan ile Berrak nasıl beraber oldular? Hiç ortak noktaları ve zevkleri yok. Nasıl yakınlaştılar? Cihan zaten psikopat. Gerçi Berrak da psikopatlık konusunda Cihan’dan aşağı kalır yanı yok ya. Peki şimdi ne olacak? Normal şartlarda tanıdığımız Serhat, abisi Cihan’ı öldürür. Ama tabi bu bir dizi. Cihan’ı, Serhat’a öldürtmezler bence. Nejat mıdır nedir? Yeni bir karakter girdi ya diziye. Ya ona, ya da başka birilerine öldürtürler Cihan’ı. Bu şekilde Serhat da abi katili olmaz. Peki sizce ne olur? Cihan’ın sonu nasıl olur?
14 Mart 2026 Cumartesi
Günlük Blog Yazıları #24...
TEDESCO GÖNDERİLECEK Mİ?
Fenerbahçe,
Karagümrük’e 2-0 yenildi. Yönetim bugün saat 16.00’da bir toplantı yapacakmış.
İşte o toplantıda Tedesco gönderilecek mi belli olacak.
TUŞLU TELEFONA, APTAL TELEFON DENİYORMUŞ…
Beyhan
Budak videosunda söyledi. Millet, sosyal medyadan uzak durmak için tuşlu
telefon alıyorlarmış. Tuşlu telefonlara da aptal telefon diyorlarmış. Ben her
zaman tuşlu telefon demeyi tercih ederim. Zamanında tuşlu telefonu da kullandık
kardeşim.
ELEKTRİK GİTMİŞ…
Sabahleyin
üşüyerek uyandım. Saate baktım 10.30’du. Elektrik gitmiş ve doğalgaz
çalışmyordu. Neyse ki 13.30 gibi geldi.
SOSYAL MEDYA DİYETİ…
İnstagram
ve X, diyetine başladım tekrar. Bakalım ne kadar dayanabileceğim?
JEL KALEM DENEYİMİM…
Kardeşim
marketten tükenmez kalem almış. Kalemin üstünde jel kalem yazıyor. Yazı yazdım.
Beğenmedim. Sayfanın arkasından çok belli oluyor. O sayfaya yazı yazarken
yazılar karışabilir. Hiç sevmediğim şeydir bu.
*Önceki yazı: Günlük Blog Yazıları #23
11 Mart 2026 Çarşamba
Herkes de internetten para kazanacak diye de bir şey yok...
İnternetten para kazanmanın yolu olarak her zaman, insanlara bir şeyler katmamız gerektiği söylenir.
Yani
insanların derdine derman olacak içerikler üreteceksin ki, insanlar seni takip
etsinler sen de bu takipten dolayı internetten para kazan.
Ya
tabi bir Enes Batur ya da Orkun Işıtmak olursan, insanlara değer katacak şeyler
üretmene gerek yok. İnsanlara güzel vakit geçirecekleri içerikler üretmen
yeterli olur o zaman.
“İnsanlara
güzel vakit geçirecekleri içerik üret o zaman sen de” demeyin. Çünkü öyle
eğlenceli videolar hazırlayacak ne ekipmanım ne de potansiyelim var.
İşin
hoş olmayan tarafı: İnsanlara değer katacak bir konu hakkında da bilgim yok. Sıfıra
sıfır elde var sıfır yani.
Demem
o ki: Herkes de internetten para kazanacak diye bir şey yok.
İnternetten bi parayı bulamadık be...
Arkadaşla her zaman böyle der dururuz. İnternetten bir parayı bulamadık be. YouTube’dan da parayı bulamadık. YouTube konusu açıldığında hemen arkadaşım, “YouTube’a ilk girenler parayı götürdü abi. Ruhi Çenet, Enes Batur falan” der. Yani diyor ki bizim için tren kaçtı. Belki de kendi kendini böyle teselli ediyordur. Ruhi ya da Enes kadar olmasa da kaliteli içerik olursa hala para kazanılabileceğini düşünüyorum ben. Blogdan da parayı bulamadık. Blogdan para kazanma işi zaten hayal. Öyle, kendi kendimize söylenip duruyoruz işte.
Bugün de istifa etmedim...
Her gün iş bitişinde bunu düşünürken buluyorum kendimi. “Bugün de istifa etmedim” Aslında çok basit iş. İstifa etmek de ne var. Vurur kapıyı çıkarım. Ama önemli olan istifa etmek değil ki. Asıl önemli olan: İstifa ettikten sonrası. Başka bir iş bulman lazım. Yine para kazanman lazım. Ben uyurken bile para kazanacağım bir sistem kuramadım ki kendime. O yüzden mecburen çalışmaya devam.
5 Mart 2026 Perşembe
Beyaz'la Joker'in, günü değişmiş...
Beyaz’la Joker’in günü değişmiş. Reyting işlerini iyi bilen seyirciler bilir ki, bir programın günü değişiyorsa o program final yapacak demektir. Benim için sürpriz değil. En baştan olmayacağı belliydi. Beyaz, iyi bile dayandı. Zaten en başta bu program nasıl kafasına yattı, hayret ediyorum. Günü değişti dedik ama hangi güne geçtiğini söylemedik. Normalde Pazar akşamları yayınlanan program salı gününe alınmış.
28 Şubat 2026 Cumartesi
Behçet Yalın Özkara, artık YouTube'da başka içerikler üretiyor...
Behçet Yalın Özkara, YouTube kanalı Akademik Link’te, içerik politikasını değiştirdi. Daha önceleri eğitim sistemindeki çarpıklıkları, üniversitelerin durumunu, toplumdaki yozlaşmaları, yine üniversitelerdeki toplum iddialarını gündem ederdi. Bu da onu ister istemez muhalif biri konumuna getirdi. Hakkında davalar açıldı. Ama son zamanlarda artık böyle içerikler yapmıyor. İçerik politikasını değiştirdi. Son üç video başlıklarını yazayım mesela.
*1
hafta boyunca Haiti kanallarını izledim
*1
hafta boyunca 80’li ve 90’lı yılların haberlerini izledim
*Meksika
kanallarını izledim.
Önceki yazı: Beyhan Budak'ın saçlarına ne olmuş?
27 Şubat 2026 Cuma
Beyhan Budak'ın saçlarına ne olmuş?
Beyhan Budak Hocam, saçlarını mı kestirmiş yoksa saç mı ektirmiş anlamadım. YouTube önerilenlerde videosu çıktı karşıma. İzlerken fark ettim ben de. Devamlı saçlı görmeye alıştığım için biraz garipsedim. “Beyhan Hocama ne olmuş böyle ya?” dedim. Eğer denk gelmediyseniz siz de bir görün derim. Bakalım siz nasıl değerlendireceksiniz? Yorumlarda buluşalım o zaman.
Blog da da görünür olmak istemiyorum...
Görünür olmayı seven biri değilim. O nedenle İnstagram hesabımda da çok fazla fotoğrafım yoktur. Bazen görünür olmamayı blog da da istiyorum. O yüzden diğer bloğum olan Yaşamdan Yazılar’da yazmaya bir süre ara verdim. O nedenle buraya yazıyorum. Her gün buraya yazar mıyım? Onu da bilmiyorum. Ruh halime göre artık diyeyim.
16 Nisan 2024 Salı
Ramazan bitti, yemek düzeni bitti...
Sözde Ramazan ayı bittikten sonra dikkatli yemek yiyecektim. Abur cubur sokmayacaktım ağzıma. Bir hafta geçmedi ki döndüm yine eski sisteme. Yine dur durak bilmeden abur cubur yemece. İnsanın kendine hakim olması kadar zor bir şey yok. Öyle bir söz vardı galiba. Kendine hakim olan insan, dünyaya hakim olur diye. Gerçekten de öyle. Disiplinli ve dirayetli insanlara her zaman imrenmişimdir. Kendimi bu yönde geliştirmeye çalışsam da pek başarılı olduğum söylenemez. Dün akşam Show TV’de, Bahar dizisi vardı. İzleyemedim. İzleyen var mı, nasıldı? Son sahnesine denk geldim. Neyse hafta sonu yayınlarlar izlerim o zaman. İnternetten de izleyebilirim tabi de. Televizyonda denk gelince biraz izliyorum. Öyle baştan sona değil.
22 Şubat 2024 Perşembe
Tatil günlerinde uyumak ya da uyumamak. İşte bütün mesele bu...
Tatil günlerini uyuyarak geçirmek de bir seçenek değil mi? Tatil günlerimi uyuyarak geçirdiğimde kendimi kötü hissediyorum. Çünkü gün boşa geçmiş oluyor. Peki gerçekten öyle mi? Kafamda bu soru dönüp duruyor. Kimi zaman kendime hak veriyorum kimi zamansa kendimi acımazsızca eleştiriyorum. Bir film izlemeyince, kitap okumayınca ya da YouTube’dan bana bir şeyler katacak kişisel gelişim videoları izlemeyince gün, benim için boşa geçmiş oluyor. Ama yine böyle bir kişisel gelişim videosunda bir şey yapmadan da dinlenmenin gerektiğini duymuştum. İşte duyduğum bu söz içimi rahatlatıyor diyebilirim. Sonra da diyorum ki, “Bir günün de boşa geçse be kıyamet mi kopar? Neden kendini baskı altına alıyorsun?” Kişisel gelişim videolarının kötü yanı da bu mu yoksa? Her boş anında bir şeyler yapma zorunluluğu hissettirmesi insana.
25 Ekim 2022 Salı
Akşamları ayrı severim, sabahları ayrı...
*Akşamları severim ben. Her evin ışıklarının bir bir yanmasını. Sabahı da severim. O mis sabah kokusunu.
*Başarılı insanları kıskanır mısınız?
*Belalı Baldız adında bir dizi vardı bir zamanlar. Nurgül
Yeşilçay’ın oynadığı. Komedi dizisiydi. O tarz bir komedi dizisi olsa izlerim
şu anda.
*Bir ara Beyaz Show yeniden başlayacak deniyordu. Ses soluk
çıkmadı sonra.
*Kara deliklerin karşıtı olarak beyaz delikler var mı? Evren
her gün yeni bir gizem ile karşılıyor bizi.
*Aralıklı oruç diye bir yöntem sık sık çıkar oldu karşıma.
*Friends’i bir türlü sevemedim.
*Neslihan Yeldan. Yaz dizilerinin vazgeçilmez kadını.
*Cacıkspor diye bir futbol kulübü olur mu? Güldür Güldür
Show’da oynanan bir skeçin adıysa olur.
*Hayatını başkalarının standartlarına göre yaşamaya çalışmak
insanı mutsuzluğa götüren nedenlerden biridir.
*İklim krizi gibi dünyada konut krizi yaşanacağı
öngörülüyormuş.
*Bir akşam daha oluyor ve güneş yavaş yavaş batmaya
başlıyor.
*Türk Masalları kitabından bir masal okudum.
*Bazen insan ayarı kaçırıyor. Nefes alamayacak kadar çok
yiyor.
*Klişeler gerçekleri söyledikleri için mi sevilmezler?
*Çok verimli bir gün geçirmeyi planlayıp, verimsiz bir gün
geçirmek. Size de oluyor mu?
*YouTube’da canlı yayın açmak heyecan verici. Elim ayağım
birbirine giriyor. Ama sonra bakıyorum takip eden kimse yok, rahatlıyorum.
*Morali bozuk olduğunda bile hedefleri peşinde koşanlara
hayranım her zaman. Vazgeçmemek hayran verici.
21 Ekim 2022 Cuma
Okumaktan soğumamak için...
Bu aralar kitap okuma orucundayım. Kafam kaldırmıyor. Ard arda kitap okumak için sıkmayacağım bundan sonra kendimi. Kitap okumaktan birden soğuyorum sonra.
DİZÜSTÜ BİLGİSAYARINI NASIL KULLANIYORSUN?
Dizüstü
bilgisayarlarınızı nasıl kullanıyorsunuz? Ben bilgisayarı kullanmaya
başlıyorum. Şarjı bitince kablosunu takıyorum. İşim bitinceye kadar da kablosu
takılı kullanıyorum.
MANEVİ OLARAK EKSİĞİZ…
İnsanlar manevi
açıdan bitmiş durumda. Her şeye sahip olsalar bile yine tatmin olmuyorlar.
Çünkü manevi olarak dolmuyor gönüllerimiz. Doldurmuyoruz gönüllerimizi.
TÜRK DİZİLERİNE BURUN
KIVIRMA…
Yabancı dizi
izleyenlerde Türk dizilerini izlememe gibi bir durum var. “Türk dizisi mi, geç”
diyorlar hemen. Halbuki efsane olmuş dizilerimiz var. Mesela Yedi Numara.
İzlemeleri için öneriyorum, “Türk dizileri sarmıyor beni” diyor. Ne güzel bir
diziyi kaçırıyorlar haberleri yok.
19 Ekim 2022 Çarşamba
Sıcacık bir diziydi...
Yedi Numara’dan 10 dakikalık bir bölüm izledim. İlk defa izlemedim yanlış anlaşılmasın. İlk yayınlandığı dönemde de izliyordum. İzlediğim 10 dakikalık bölümün sonunda, “Ne sıcacık bir diziydi bu böyle” dedim.
HER FİKRİN ALICISI VAR…
Türkiye’de her
düşüncenin bir alıcısı var. Cüneyt Özdemir’i izlerken o söyledi bunu. Ama gerçekten
öyle. Yüzde 0,1 bile olsa her düşünceyi savunan birileri var.
GAZA GELİP YAPMADIM…
Başarı
hikayelerine bakıp, gaza galip, kendi hayatlarımızda radikal değişiklikler
yapmamamız lazım. İnsan düşünmüyor değil şimdi. Ne yalan söyleyeyim. “Ben de mi
yapsam?” diye. Merak etmeyin. Yapmadım.
DİNİ TARTIŞMA PROGRAMLARI YOK ARTIK…
Eskiden
televizyonlarda dini konular tartışılırdı. Özellikle Evrim Teorisi ile ilgili. Karşıt
görüşlüler bir araya gelirdi. Artık bu tip programlarda kalmadı.
11 Ekim 2022 Salı
Oğuzhan Uğur'dan gündemi sarsacak yeni bir program...
Son günlerde Açık Mikrofon programlarıyla YouTube trendleri sallayan Oğuzhan Uğur’dan yeni bir program haberi gelmiş. Enteresan bir program olmaya ve yine milyonları ekrana çekmeye aday bir program olduğunu söyleyebilirim. 3 hakim, 3 savcı, 3 avukat ve bir salon dolusu hukuk öğrencisi olacakmış. Bunlar, geçmişte kapanan ünlü davaları tekrar inceleyeceklermiş. Hadi Müge Anlı’nın katilleri yakalamasına bir şey demediler. Ama buna bir şey derler diye düşünüyorum. Yani izin vermezler gibime geliyor. Çünkü burada olayın ucu program formatında kalmayıp, dokunulmaması gereken yerlere gidebilir. Ama her şeyden önce ilk programı görmek lazım tabi. O zaman daha net bir değerlendirmede bulunabiliriz. Ama enteresan bir format olduğu açık.
Bir YouTuberın açıklamaları...
Bir tane YouTuber, “Eskisi gibi içerik üretmiyoruz” demiş. Evet, haklı. Eskisi gibi içerik üretilmiyor. İkinci olarak da, “Biz büyüdük” demiş. Bu da doğru. Artık eski içerikler yaş büyüdükçe saçma geliyor olabilir. Bunun dışında pandemi de bitti. İzlenme oranları çok düştü. Herkes evde olduğu için millet YouTube, Netflix falan sarmıştı. Artık bunlara mahkum değil millet. Sokaklara çıkıyor. Hayat sokaklarda ne de olsa. YouTube’un tüm içeriklerinde izlenme oranlarında düşüş var. Sadece belli başlı alanlarda değil. En zirzop videolardan en ciddi programlara kadar hepsinin izlenmelerinde düşüş var. Artık sıkıldık videolardan. Çok değişik videolar olursa trendlerde hemen yer buluyor kendine zaten. Bakalım YouTube bu izlenmeler ile nereye gidecek?
7 Ekim 2022 Cuma
Epistemolojik kopuş...
*Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin yaptığı epistemolojik kopuş açıklaması konuşuluyor günlerdir.
*Elimdeki hikaye kitaplarından hikaye okumaya çalıştım. Sarmadı
bıraktım. Bundan sonra beğenmediğim zaman devam etmek için zorlamayacağım
kendimi.
*YouTube’da yemek videolarını izlemek istemiyorum. İştahlı iştahlı
yemek yemelerini izlerken ben de aynı yemeklerden yemek istiyorum. Bu da mümkün
olmuyor tabi.
*Bazen düşünüyorum da. Selçuk Tepeli haksız yere eleştiriler
de bulunuyor mu iktidara? İyi şeyleri görmezden mi geliyor?
*Yazı yazmak üzerine film izlemek istiyorum. Ya da
motivasyon içerikli bir film de olabilir.
*Eski gibi Çok Güzel Hareketler Bunlar skeçlerini izlemek
istemiyorum. Eskisi gibi sarmıyor beni. Bir ara çok izledim o yüzden baya bir
sıkıldım herhalde.
*Eskileri özleyen insanlar olarak parti kursak iktidara
geliriz herhalde. Ne varsa eskilerde var diye boşuna demiyorlar.
*Hayatımda hiç papyon takmadım. Sevmezdim de zaten. Ama son
zamanlarda papyona sempati duymaya başladım.
*Blogdan ya da YouTube’tan paraya para demeyeceğimiz günler
de gelecek mi? “Zeki Müren de bizi görecek mi?” gibi oldu bu.
*“Yazı mı olur böyle kısa notlar halinde?” diyorum. “Senin
yaptığın yazı yazmak mı?” diyorum kendime.
*Bir ailede ne kadar çarpık ilişki olabilecekse onları yaz
ve dizi yap. İnsanı iğrendiriyorlar gerçekten.
*Dizi yazarken finalinin önceden senaristler tarafından
biliniyor olması lazımmış. Daha doğrusu böyle yazan senaristler de varmış. Böyle
senaristler başarılı olur bence.
2 Ekim 2022 Pazar
Kendin ol, diğerleri çoktan kapıldı...
Hikmet Anıl Öztekin, kişisel gelişim ve başarı üzerine videolarında her zaman insanı ateşleyen sözlere yer verir. Mesela son videosunda, “Kendin ol, diğerleri çoktan kapıldı” demiş. Oscar Wilde’nin sözüymüş. Duyar duymaz hayran kaldım bu söze.
ŞİMDİ SEÇİM ÇALIŞMASI DEĞİL Mİ BU?
Bir zamanlar
emeklilikte yaşa takılanlar için hiçbir şey yapılmayacağı söyleniyordu. Şimdi ise
çalışmalar başlatıldı. 2022’nin sonu ya da 2023’ün başında düzenlemenin hayata
geçirileceği söyleniyor. Gel de buna seçim çalışması deme şimdi.
NE GÜL MASALI NE DE YARGI…
Atv’deki Gül
Masalı dizisi ilk başlarda hoşuma gitmişti. Ama sonraki her bölüm beni diziden
biraz daha kopardı. Yargı’yı da izlemem. Sıktı artık. Baştan sona izleyen biri
değildim zaten. Ama denk geldiğimde izlerdim. Çok Güzel Hareketler’i izlerim
Star’da. Onda da skeçin birkaç dakikasına bakarım. Sarmazsa onu da izlemem.
İSTİKRAR ÖRNEĞİ: VAHE KILIÇARSLAN…
Bugün yani pazar günü
kanalları zaplarken Star’da, Vahe Kılıçarslan’ın, Vahe ile Evdeki Mutluluk
programına denk geldim. Adamın istikrarına hayranım. Yıllardır her pazar bu
program yayınlanır. Önce gittiği ilin yemeklerini tanıtır. Sonra da evlerin
odalarını ücretsiz yapar insanların.
KIZAMIK AŞISI YAPTIRMAYAN AİLELER…
Bazı aileler
çocuklarına kızamık aşısı yaptırmıyormuş. Bir arkadaş da, böyle söyleyen
anneye, “Senin annen ve baban da, sen de oldun kızamık aşısı. Bir şey oldu da
mı çocuğuna bir şey olsun” demiş. O da güvenemediğinden bahsetmiş.
-
Sözde Ramazan ayı bittikten sonra dikkatli yemek yiyecektim. Abur cubur sokmayacaktım ağzıma. Bir hafta geçmedi ki döndüm yine eski sisteme....
-
Tatil günlerini uyuyarak geçirmek de bir seçenek değil mi? Tatil günlerimi uyuyarak geçirdiğimde kendimi kötü hissediyorum. Çünkü gün boşa ...
-
*Akşamları severim ben. Her evin ışıklarının bir bir yanmasını. Sabahı da severim. O mis sabah kokusunu. *Başarılı insanları kıskanır mısı...